enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,2761
EURO
50,2482
ALTIN
6.395,81
BIST
12.456,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
10°C
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
6°C
Pazar Hafif Yağmurlu
4°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
5°C
Salı Hafif Yağmurlu
7°C

Bir Gün Susabilsek…

Bir Gün Susabilsek…
21.12.2025 16:10
115
A+
A-

Bir gün boyunca hiç konuşmasak; Hz. Meryem gibi bir “susma orucu” tutsak ne olurdu? Telefonlarımız sessiz, sosyal medya akışları durgun; evde ve işte kelimeler yerine bakışlar, hâl dili konuşsa… Belki o zaman fark ederdik ki sözün çokluğu değil, yerinde söyleneni kıymetli kılan. Belki de gürültünün ortasında kaybolan hikmetin, aslında sessizlikte gizli olduğunu anlardık.

Her gün sosyal medyada bir tartışmaya denk gelmeyenimiz yoktur. Bir futbol maçı, bir siyasi olay ya da gündelik bir haber… Dakikalar içinde yüzlerce yorum. Çoğu zaman öfkeyle yazılan bu cümleler, kalpleri kırmaktan başka bir işe yaramıyor. İşte tam da burada susmak, aslında en bilinçli tercih oluyor.

Ben de bazen bir tartışmada kendimi tutamadığımda, sonradan “Keşke susaydım” dediğim çok olmuştur. Çünkü susmak, çoğu zaman olgunluğun ve özdenetimin göstergesidir.

Kur’ân-ı Kerîm’de, “Onlar boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler.” (Kasas, 28/55) ayetiyle amaçsız ve boş sözlerden uzak durmamız öğütlenir. Resûlullah (s.a.s.) ise “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya da sussun” (Buhârî, Edeb, 31) buyurarak ölçülü konuşmanın imanın bir parçası olduğunu hatırlatır. Yine, “Susan kurtulur” (Tirmizî, Kıyamet, 50/2501) hadisi, düşünmeden konuşmanın tehlikesine dikkat çeker.

Sessizlik, bir saygı biçimidir. İnsan, sessiz kaldığında karşısındakine değer verdiğini ve onu dinlediğini gösterir. Bilmediğimiz konularda sessiz kalmak, yerinde ve bilinçli konuşmak kadar değerlidir. Konuşma ve sessizlik zamanını ayırt edebilmek, bilgelik ve aklın göstergesidir.

Günlük yaşamda sükût, gereksiz münakaşalardan uzak durmak, hakaret içeren sözlere cevap vermemek anlamına gelir. Toplantılarda sırf söz almak için konuşmak yerine başkasını dinlemek; aile içinde çocukların veya eşin duygularını anlamak için yargılamadan susmak; dedikoduya katılmamak ve sosyal medyada kırıcı bir yoruma cevap vermemek… Bütün bunlar olgunluğun işaretidir.

Araştırmalar, düşünmeden söylenen sözlerin hem bireyde hem de ilişkilerde strese yol açtığını gösteriyor. Buna karşılık ölçülü sessizlik, zihni sakinleştirir ve daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olur. Özellikle sosyal medyada ve tartışmalarda bu fark, ilişkilerimizi korumak ve duygusal dengemizi sürdürmek açısından önemlidir.

İmam Şâfiî hazretleri, “İnsanların en akıllısı, konuşması gerektiğinde konuşan; susması gerektiğinde susandır.” der. Hz. Ali (k.v.) ise, “Söz, aklın terazisidir. Susmak ise hikmettir.” buyurur. Mevlânâ da, “Anlayana anlatmazsan zulmedersin, anlamayana anlatırsan yine zulmedersin.” diyerek ölçülü konuşmanın önemini vurgular.

Elbette konuşmak, dinî, ahlaki ve toplumsal sorumlulukları yerine getirmenin tek yolu olabilir. Fakat yanlış zamanda konuşmak insanı hataya sürükleyebilir; susmak erdem olsa da yanlış yerde sessiz kalmak sorun yaratabilir. Dünyada zulmün ve adaletsizliğin yayılması, yalnızca zalimlerin cesaretinden değil, iyilerin konuşmaları gereken yerde susmasından da kaynaklanır.

Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi: “Her şey bittiğinde hatırlayacağımız, düşmanlarımızın sözleri değil; dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

Öte yandan haksızlık karşısında susmak, vicdanı susturmak ve kötülüğe alan açmak anlamına gelir. Bu nedenle, ölçülü konuşmayı ve gerektiğinde uyarmayı bilmek hayati önemdedir.

Yüce Allah, “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun.” (Âl-i İmrân, 3/104) buyurarak iyiliğin yayılması için konuşmanın bir sorumluluk olduğunu bildirir. Resûlullah (s.a.s.) da, “Sizden kim bir kötülük görürse, onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin.” (Müslim, Îmân, 78) diyerek dengeyi ortaya koyar.

Sessizlik, hem kişinin kendisiyle hem de çevresiyle barışını korur. Öfkeyi dizginler, sağlıklı düşünmeyi sağlar ve aile ile iş hayatında verimliliği artırır.

Bugün sosyal medyada ölçüsüz sözler nefret söylemini beslerken, yerinde sessiz kalmak kutuplaşmayı azaltır ve barış ortamını güçlendirir. Gereksiz tartışmalardan uzak durmak, toplumsal huzura katkı sağlar. Ancak konuşulması gereken yerde sessiz kalmamak, adaletin ve iyiliğin yayılması için bir sorumluluktur.

Atalarımızın dediği gibi, “Söz gümüşse, sükût altındır.”

Yerinde sessiz kalmasını bilen insanların kıymetini bilin; artık bu insanlar nadir bulunuyor.

Sevgili okuyucum, bugün bir kez olsun gereksiz bir tartışmada susmayı, kalp kıracak bir cümleyi söylememeyi, sosyal medyada boş bir yorumu yazmamayı deneyin. Belki de en etkili sözünüz, sessizliğiniz olacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.